Bizim Belkıs Köyü aslında… Şimdinin gözyaşlarını geçmişin ihtişamıyla örten bir antik kent… Büyük İskender’den Roma’lılara Çin ve Fırat arasındaki geçit. Anlamı da buradan geliyor zaten. Mozaikleri kurtulsa da Zeugma kurması gereken köprüyü tam anlamıyla kuramadı gelecekle arasında…
Mimarlık - Tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimarlık - Tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Posterleri:Zeugma
Bizim Belkıs Köyü aslında… Şimdinin gözyaşlarını geçmişin ihtişamıyla örten bir antik kent… Büyük İskender’den Roma’lılara Çin ve Fırat arasındaki geçit. Anlamı da buradan geliyor zaten. Mozaikleri kurtulsa da Zeugma kurması gereken köprüyü tam anlamıyla kuramadı gelecekle arasında…
Türkiye Posterleri:Çeşm-i Bülbül
Önce ince ve renkli cam çubuklar yüksek ısıda eritilir sonra su gibi
olmuş camın içine yerleştirilir. "Dönerek burulan" çizgiler, ustanın
üslûbu ve hüneriyle camın ruhuna işlenir. Vazolar, sürahiler, şekerlikler,
kaseler, tabaklar… 18. yüzyıldan beri Bülbülün Gözü’nden görünenler şimdi
duvarlarınızda.
Türkiye Posterleri: Sultanahmet Camii
Tam 400 yıl önce I. Ahmet tarafından Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırdığı muhteşem bir tarihi eser. İnşası 7 yıl süren, 20.000'i aşkın İznik çinisiyle bezeli, ülkemizin altı minareli ilk camiisi: Sultan Ahmet Camii, ya da Avrupalılar'ın tanımıyla Mavi Camii.
Türkiye Posterleri
Türkiye Posterleri
Türkiye Posterleri: Kapadokya
60 milyon yıl öncesinden Anadolu topraklarına gönderilen benzersiz bir hediye… Dağlardan yükselen lav ve küllerle oluşan tabakaların aşınmasıyla ortaya çıkan akıl almaz bir coğrafi mucize… Yerleşim tarihi Cilalı Taş Devri'ne dayanan büyüleyici bir kent: Kapadokya.
Türkiye Posterleri: Konya
"Gel,
gel, ne olursan ol yine gel. Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir, yüz
kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…" İşte böyle çağırıyordu büyük şair
Mevlana Celaleddin-i Rumi… 1926 yılından bu yana müze olarak hizmet veren o dergâh,
kim olursa olsun, herkesi kucaklıyor Konya'daki o gül bahçesinin yanı başında…
Türkiye Posterleri: Antalya
Verimli toprakları ve benzersiz
iklimiyle ülke tarımına büyük katkı sağlayan, dünyanın en güzel meyvelerini
sofralarımıza getiren, 'taşı toprağı altın' bir şehir ve onun taptaze, tatlı mı
tatlı, sulu mu sulu portakalları…
Türkiye Posterleri: İstanbul Boğazı
Münir Nurettin
Selçuk’a besteler yaptıran, Napoleon Bonaparte’ı aşka getiren, her göreni
kendine aşık eden bir şehir... Ve ona, tüm dünyada iki kıtayı birleştiren tek
şehir olma unvanını kazandıran kusursuz güzellikteki İstanbul Boğazı...
Türkiye Posterleri
Görsel sanatlara ve dekorasyon
işlerine ilgi duyanların dikkatini cezp edebilecek bir site, Türkiye
Posterleri. Hem ülkemiz adına güzel ve başarılı çalışmaların yapıldığı hem de
ilgi duyanların kullanımına “Ücretsiz”
olarak sunulmaktadır. Konu ile ilgili tüm katkı sağlayanlara teşekkür eder
aşağıda kendi sayfalarından aldığımız tanıtım yazısı ile sizleri baş başa bırakıyoruz.
İlerleyen zamanlarda bu çalışmalardan bir kısmını sayfalarımızda yayınlayacağız
bilgisi ile iyi ve güzel zamanlar.
iyiturks
Türkiye
Posterleri
Türkiye...
En büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış, modern yaşamın ve en eski inanç
sistemlerinin doğuşuna tanıklık etmiş, tarihçileri büyüleyen, arkeologların
aklını başından alan, dünya haritasının kalbindeki eşsiz yerinde usulca uzanan
güçlü ülkemiz... Evimiz!
Bizler,
topraklarımızdaki tüm güzelliklerin ve sonsuz zenginliklerin far- kındayız.
İstanbul Boğazı’nın ortasında bir inci gibi duran Kız Kulemizle, görenleri
şaşkına çeviren Kapadokya’mızla, Ölüden iz’in ipeksi maviliğiyle, Efes’teki
görkemli kütüphanemizle, Pamukkale’miz, Mardin’imiz, Karadeniz kıyılarımız ve
bizi biz yapan tüm değerlerimizle gurur duyuyoruz.
‘Öyleyse’
dedik, ‘bilenler, bilmeyenlere anlatsın, Türkiye’nin marka değerini, Türk
insanı yükseltsin’.
Kapadokya’da
bir şarap mahzeniniz mi var... Ya da Bursa’da enfes kebaplar yapan bir
lokantanız... Belki de Sultanahmet’te hediyelik eşyalar satan bir dükkânınız...
Yani her gün, en az hemşerileriniz kadar turistle de karşılaşıyorsunuz. Onları;
ülkemizin göz kamaştıran güzelliklerini anlatan, dünya standartlarında kaliteye
sahip, özenle tasarlanmış posterlerle etkilemek istemez misiniz? İşte bu proje
bunun için var!
Türkiye Posterlerini Kim
Tasarladı?
Türkiye
Posterleri, Emrah Yücel’in sahibi olduğu Iconisus Reklam Ajansı tarafından
tasarlandı.
Neden?
Çünkü
biz; grafik tasarımın, ülkemizin marka değerinin artmasında önemli bir güce
sahip olduğuna inanıyoruz.
Iconısus Nedir?
Iconisus;
5 yıldır Türkiye’nin, Amerika ve Rusya’daki resmi turizm tanıtım kampanyalarını
yürüten, ayrıca sinema reklamcılığı konusunda büyük deneyim sahibi olan Los
Angeles merkezli bir reklam ve görsel çözüm ajansıdır.
Sitedeki Posterler Ücretli Mi?
Hayır.
Posterlerimizin tamamı ücretsiz. En yüksek çözünürlüklü hallerini, herhangi bir
ücret ödemeden sitemizden bilgisayarınıza yükleyip basabilir veya profesyonel
bir baskı merkezinde bastırabilirsiniz.
Peki Sizin Bundan Çıkarınız Ne?
Bizim
çıkarımız, ülkemizin marka değerine yaptığımız katkımız.
Posterlerinizi Kendi Sitemde
Yayınlayabilir Miyim?
Çok
seviniriz! Türkiye Posterleri Web Sitesi’nde yer alan tüm posterleri, kendi
internet sitenizde, blog sayfanızda, Facebook’taki duvarınızda veya Twitter
hesabınızda dilediğiniz şekilde paylaşabilirsiniz.
RIBA Ödüllü LOFT Bahçe Gururlu
LOFT Bahçe projesi ile Uluslararası
RIBA Mimarlık Ödülüne layık görülen Tabanlıoğlu Mimarlık, ödül coşkusunu İngiltere’nin
İstanbul Başkonsolosu Jessica M. Hand himayesinde gerçekleşen özel geceye
katılan seçkin davetlilerle paylaştı.
RIBA - Royal Institute of British
Architects (Britanyalı Mimarlar Kraliyet Enstitüsü), 2005 yılından bu yana
dünyanın her yerinde RIBA üyeleri tarafından gerçekleştirilmiş olan
projelerinin mükemmelliğini değerlendiriyor. Bu yıl ödüle Foster and Partners,
Zaha Hadid ve David Chipperfield gibi ünlü mimarlara ait 13 proje layık
görüldü. Murat Tabanlıoğlu ve Melkan Gürsel Tabanlıoğlu’nun liderliğinde çağdaş
projeler geliştiren Tabanlıoğlu Mimarlık, "Loft Bahçe" ile RIBA
ödülüne layık görülen bu 13 proje arasında yer aldı. Tabanlıoğlu Mimarlık bu
başarı ile aynı zamanda RIBA ödülü alan ilk Türk firma oldu.
Tabanlıoğlu Mimarlık’ın bu başarısı
onuruna, İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda, ödüllü Loft Bahçe
projesinin de sergilendiği bir resepsiyon düzenlendi. Geceye, Loft binasını
yaptıran Akfen’in Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Murat Tabanlıoğlu, Melkan
Gürsel Tabanlıoğlu ile iş ve sanat dünyasından çok sayıda seçkin davetli
katıldı.
"Siz
Çizin, Biz Yapalım"
Açılış öncesi ödül süreci hakkında
Murat ve Melkan Tabanlıoğlu kısa bir değerlendirme yaptı. Murat Tabanlıoğlu,
"Burada binanın yapılması önemli. Burası bulvarın üzerinde ilk konut
projelerinden biri. Bu projenin bir ilki var, Loft 1. Bu proje loft 2. Loft 1
çok iyi yapıldığı için arkasından Loft 2 yapılmasına karar verildi. Daha sonra
İngiliz Kraliyet Mimarlar Odası bu projenin ödül almasını istedi. Türkiye’den
de tek ödül bu esasında. Bu yüzden çok önemli. Biz de bu ödülü, İngiltere’nin
İstanbul’daki temsilciliği olan bu binada kutlamak istedik. Bu binayı da biz
restore etmiştik" dedi.
Organizasyonda bir konuşma yapan Akfen
Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Tabanlıoğlu Mimarlık’ın yaptığı Loft Bahçe
projesini hayata geçirmiş olmaktan gurur duyduğunu belirterek, mimarlara,
"Siz çizin, biz yapalım" dedi. Melkan Gürsel Tabanlıoğlu ise açılışta
yaptığı konuşmasında, "Ödülün 2005 yılından itibaren dünyada RIBA üyesi
mimarların eserlerini mükemmelikle onurlandırıyor. Bu sene Sağlam ve Akfen ile
yaptığımız Loft 2 binası da ödül almaya hak kazandı. Bunun için bu akşam
buradayız" dedi.
Gecede ayrıca, Loft Bahçe projesini
anlatan ve Mental Klinik tarafından hazırlanan video gösterimi de yapıldı ve
videoda binada yaşayanlara yer veriliyor.
Loft
Bahçe’de Oturanlar Gururlu
Loft Bahçe konutlarında yaşayanlar ise
ödülden dolayı gururlu olduklarını belirtiler. İpek Demirci, "Herkesin evi
kendi cennetidir. Aynı zamanda sizin bu kadar önem verdiğiniz bir yerin, böyle
mimari bir ödüle layık görülmesi çok gurur verici. Burada evimiz için
bulunuyoruz" dedi.
Geceye katılan ve Loft Bahçe’de ev
sahibi olan Betül Soylu, "Aslında biz Ankara’da oturuyoruz. Ama
İstanbul’da yerleşmek üzere de küçük bir evimiz olsun istedik. Lakin küçük
olmadı bu. Süper bir yerde oturuyoruz. Çok şanslıyız. Teşekkür ediyoruz, emeği
geçen herkese, mimarlara da" diye konuştu.
Alişan Soylu ise Loft Bahçe’nin ödül
almasının gayet doğal olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: "Tabanlıoğlu,
kendini ispat etmiş bir mimarlık ofisi. Yaptığı eserlerin hepsi ortada. Evin
kullanımı, merkezi oluşu, her şeyi ile süper. Biz çok memnunuz, onlara da
hayırlı olsun bu ödül. Çok mutluyuz öyle bir yerde oturduğumuz için."
Jürinin
LOFT Bahçe Değerlendirmesi
RIBA ödülünün; Bob Allies, Gianni
Botsford, Alison Brooks, Tony Chapman, Peter Clegg, Paul Finch, Murray Fraser,
Philip Gumuchdjian, Deborah Saunt, Bill Taylor ve Cindy Walters’dan oluşan jüri
heyeti; Loft Bahçe projesini "Mies-vari kule modelinde ele alınan 21 katlı
konut yapısı, ana biçimine ustaca müdahalerle esnek bir yaşam formuna
dönüştürülmek suretiyle, zarifçe insani ölçeğe taşınmış. Yüksek kotlarda
yeralan avlu-bahçeler, çıkmalar şeklinde yerleştirilen cumbalarla dengelenerek
cepheye gömülmüş ve bu hareketlilik, cephedeki dolu-boş dengesini güçlendirmiş.
Plan ve kesitlerin organizasyonu, alternatif konut biçimleri ve bazıları
yatayda avluların çevresinde, bir kısmı ise dikeyde iki kat yükselerek geniş
bir mekansal çeşitlilik sağlamış. İç mekanlarda ise tasarımcılar, endüstriyel
loft estetiğini cesur bir tutku ile sergilemiş; brüt beton, çelik ve ahşap
kullanılan alanlarda alt yapının saklanmaması tercih edilmiş. Loft Bahçe,
ustaca kişiselleştirilen bir tipoloji içinde zarafet ve ’sınır’ın uç ifadesi
olmayı başarmış" değerlendirmesi ile ödüle layık görmüştü.
Geçtiğimiz Ekim ayında Londra’da
düzenlenen törenle ödüllendirilen Tabanlıoğlu Mimarlık’ın Loft Bahçe projesi,
sergilendiği bu özel geceye de damgasını vurdu.
2011
Yılı Uluslararası RIBA Ödülüne Layık Görülen 13 Proje:
- Loft Gardens, Istanbul, Türkiye - Tabanlıoğlu Architects
- Laboratory Building, Basel, İsviçre - David Chipperfield Architects
- Guangzhou Opera House, Çin - Zaha Hadid Architects
- Galleria Centercity Department Store, Cheonan, G. Kore - UN Studio
- Masdar Institute, Masdar City, Abu Dhabi, BAE - Foster and Partners
- Boston Museum of Fine Arts, Massachusetts, ABD - Foster and Partners
- School of Arts, Singapur - WOHA
- Alila Villas, Bali, Endonezya - WOHA
- Stanislavsky Factory, Moscow, Rusya - John McAslan & Partners
- Iron Market, Port-au-Prince, Haiti - John McAslan & Partners
- North College, Rice University, Houston, Texas, ABD - Hopkins Architects Partnership
- Virginia Museum of Fine Arts, Richmond, Virginia, ABD - Rick Mather Architects
- Brain and Mind Research Unit - Youth Mental Health Building, University of Sydney, Australya - BVN - Bligh Voller Nield Architecture
Tasarımın Gücü: Hakan Gürsu
Dünyanın En Prestijli Endüstriyel Tasarım Ödüllerini Ardı Ardına Kazanan Dr. Hakan Gürsu, Tüketicilerin Değişen Beklentilerini Ve Tasarımın Geleceğini Değerlendiriyor.
Sizce ürün tasarlamak, nedir?
En yalın tanımı itibarı ile her tasarım eylemi, estetik ve rasyonel bir problem çözme sanatıdır. Diğer bir ifade şekli ile son yıllarda giderek inovasyona eklemlenen tasarım kavramını, mevcut değerler sistemini temel alan (bilim /teknoloji) sıra dışı bir çözüm yaratma becerisi olarak tanımlıyorum. Ürünlerin öncelikle katma değer yaratması, çevreye duyarlı olması ve insan yaşantısını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmasının gerektiğini ilave etmekte yarar var. Tasarlamak, detaydan keyif almayı sevenler için zengin seçenekleri olan bir uğraş.
Endüstriyel tasarımın bugün geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz?
Giderek bağımlılığa sebep olan teknolojik ürünlerin ortaya çıkarılmasında kullanılan tüm sistemlerin giderek birbirine yaklaşması ile ürünler arası rekabetin fiyat aralığına ve satış sonrası hizmetlere sıkıştığını gözlemliyoruz. Ürünler arasında farklılaşmayı sağlayan etkenin de artık büyük ölçüde ürünün tasarım değeri olduğunun anlaşılması ile birlikte, yenilikçi ve değerli ürün tasarlama becerisinin giderek daha fazla önem kazanmaya başladığını izliyoruz.
Endüstriyel tasarımın son dönemde bu kadar yükselmesinin arkasında yatan dinamikler neler?
Toplam üretim maliyetleri içinde etkisi sadece yüzde 5’ler düzeyinde kalan bir normal tasarım sürecinin, ürünün pazar değeri üzerindeki ölçülebilir etkisinin yüzde 70’lere vardığı gerçeğinin geniş kitlelerce anlaşılır olması ile birlikte, dünyada yeni ürünlerin total bir tasarım sürecinden geçirilmesine yönelik inanç ve isteğin arttığını düşünüyorum. Tüm teknolojik yeniliklerin ve buluşların ancak sokaktaki insanın ulaşabileceği bir ürüne dönüşmesi ile ekonomiye katma değer sağlayabileceği realitesinin yanında, o buluşun ürünleşme başarısının da artık büyük ölçüde toplam tasarım sürecindeki bütünsellikten geçtiği gerçeği sır değildir. Tüm dinamik değişimler; daha kaliteli ve sürdürülebilir bir gelecekte ihtiyaç duyulacak her türlü yeni ürün için total bir tasarım sürecini giderek daha anlamlı ve vazgeçilmez kılarken, bütünsel bir tasarım servisine olan küresel ihtiyacın hızla tırmandığını düşünüyorum.
Türkiye bu trendin neresinde? Tasarım kabiliyeti olarak hangi noktadayız?
Türk tasarımcının büyük başarısı
Otomotiv dünyasında Türk tasarımcılar atağa kalktı. Murat Güler, Ford'da yeni Focus, Mondeo'nun ardından tüm dünya için Lincon modellerini tasarlamaya başlarken, Murat Günak, Peugeot, Mercedes ve VW'den sonra bu kez Fransız Heuliez ile dikkat çeken tasarımlar yapıyor. Mazda'da yeni modellerde Hasip Girgin ağırlığını artırırken, Ahmet Çağrı Selçuklu ise New York'ta taksi ihalesinde finale kalan Karsan'ın V1 kodlu aracını tasarladı. Türk tasarımcılar cephesinde bu isimler son dönemde öne çıkarken, bir başka başarı haberi de İtalya'dan geldi.
Peugeot'dan burs kazandı
Emre Hüsmen'i belki hatırlarsınız. 2005 yılında Fransız Peugeot'nun düzenlediği uluslararası tasarım yarışmasında 800 proje arasında ilk 10 finalist arasına kalmıştı. Bu başarısıyla Peugeot Türkiye'den Kanada'da tasarım eğitimi için burs kazanan Hüsmen, bir taraftan eğitimini sürdürürken diğer taraftan otomobil çizimleri yapmaya devam ediyordu. Hüsmen, Kanada'da 2 yıl eğitimin ardından Avrupa'nın en önemli tasarım okulu olan İtalya Torino'daki Instituto Europe di Design'e (IED) başvurmuş ve kabul edilmişti. Son 3 yıldır bu okulda eğitim alan Hüsmen, master teziyle büyük bir başarıya imza attı.
Pininfarina ve Maserati desteği
Başarılı genç Türk tasarıcmı Emre Hüsmen, geliştirdiği ScorpION konsepti ile kariyerine etkili bir başlangıç yaptı. Hüsmen'in geliştirdiği ScorpION isimli projenin süreci, İtalya'nın ünlü tasarım okulu IED'de 7 master öğrencisinin kendi projelerini hazırlamalarıyla başladı ve süreçte her öğrenci kendi konseptinin 1:4 modelini yaptı. Aralık ayında projeler Fiat'ın tasarım başkanı Lorenzo Ramaciotti'ye sunuldu ve Emre Hüsmen'in projesi 1'inci seçilerek Cenevre Otomobil Fuarı'nda 1:1 model olarak sergilenmeye hak kazandı. Proje Pininfarina'da Baş Tasarımcısı olan Luca Borgogno ve Maserati tasarımcısı Luigi Giampaolo yönetiminde gerçekleşti.
Akrep'ten esinlendi
Tamamen Li-ion pilli, elektrikli bir otomobil olan ScorpION'un dört tekerinde elektrik motorları yer alıyor. Hüsmen konseptin tasarımında 'akrep'ten esinlemiş. Otomobilin genel hatlarında bu esinlenme net olarak görülürken özellikle arka bölümde tıpkı akrep kuyruğunu andıran hatlar mevcut. Arka üst kısımda bulunan anten de tıpkı bir akrebin iğnesini andırıyor. Böylece ismiyle, logosuyla ve görünümüyle tam bir bütünlük içinde olan bir konsept ortaya çıkmış.
Pirelli sponsor oldu
Konseptin sponsorları ise Pirelli, Cecomp ve OZ Racing. Hüsmen'in projesi 1 Mart'ta basın günüyle kapılarını açacak Uluslarası Cenevre Otomobil fuarında sergilenecek. IED'nin standında yer alacak aracın tanıtımı için Emre Hüsmen'de fuarda yer alacak. Emre Hüsmen, projeyle ilgili olarak, "Fiat'ın benim projemi birinci seçmesi beni çok gururlandırdı. Şu an Torino'da projenin son detayları üstünde çalışıyoruz. Fuarda bizzat aracı kendim tanıtacağım" yorumunu yaptı.
Hürriyet
Hürriyet
Dünya Mirası Türkiye:5 Divriği Ulucamii ve Şifahanesi
Taşın Aşk İle İşlendiği Cami*
UNESCO'nun Türkiye'de Dünya Mirası olarak kabul ettiği İlk mimari yapı olan Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi, 13. yy.da Mengüçlü Beyliğinden Ahmet Şah ve karısı Melike Turan tarafından yaptırılmıştır. Cami, şifahane ve türbeden oluşan bu başyapıt 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.
Mimarı Ahlatlı Hürrem Şah'ın elinde 1288'de şekil alan Divriği Ulu Cami, anıtsal karakterinin yanı sıra altıgen kubbesi ve benzersiz taş İşlemeleri Ne öne çıkmaktadır. Ulucami ve Şifahanesi, dıştan yalın bir mimari görünüme sahiptir. Ancak Şifahane Taç Kapısı, Cami Kuzey Taç Kapısı, Cami Batı Taç Kapısı ve Şah Mahfili Taç Kapılarının her biri birbirinden farklı eşsiz bezemeleri ile göz kamaştıran bir mimarlık ve mühendislik harikası niteliğindedir.
Yapının üç boyutlu detaylı geometrik sitilleri ve bezemelerinin başka hiç bir yerde olmadığı sanat tarihçileri ve mimarlar tarafından dile getirilmektedir.
Kapılarda kullanılan Barok, Selçuklu üçgenleri ve Gotik olmak üzere farklı üslup ve bezemelerin en önemli özelliği her birinin birbirinden farklı olmasıdır. İşlenmiş olan tüm motifler asimetriktir ve her karede binlerce motif bulunmaktadır. Örneğin, Kuzey Haç Kapısında kullanılan hayat çelenginin en heyecan verici öğesi, büyük, üç boyutlu sadece sanatçının hayalinde var olan bir bitki dünyasını yansıtmasıdır.
Kapılarda olduğu gibi cami içindeki her sütun, sütun kaidesi ve sütun başlığı ve kubbe İçi tavan süslemeleri ayrı üslup ve bezeme örneklerini sergilemektedir.
Ulucaminin yanı başında bulunan Darüşşifa taş işlemeciliği ve bezeme üslupları İle bir başka başyapıttır ve Ulucami İle görkemli bir bütünlüğü paylaşır. İki katlı, avlulu, eyvanlı bir yapı olan Darüşşifa, hastaların su sesi Ne sağlıklarına kavuştuğu bir hastane olarak benzersiz özelliklere sahiptir.
Divriği Mucizesi CENNET KAPISI **
TT Arena: Aslan'ın Yeni Yuvası
Günümüz teknolojisi ile inşa edilen Türk Telekom Arena Stadı Futbol kültürümüze ve Galatasaray Kulbümüze iyi ve güzellikler katacaktır. Günümüz modern futbol kültürüne ve ihtiyaçlarına göre dizayn edilen stadın hayırlı olmasını dileriz. Umarız hep güzel anlara tanıklık eder, keyif dolu zamanlar geçiririz.
Türk Telekom Arena Projesi Almanya-Stuttgart kökenli ASP (Arat-Siegel + Partner) bürosunun koordine ettiği bir konsorsiyum tarafından planlamıştır. Teknik, mekanik ve elektrik projesi Obermeyer, statiği ise SBP firması tarafından hazırlanmıştır. Her üç planlama bürosu daha önce stadyum inşa etmiş ve spor yapılarında çok deneyimli plancılar olup, ekibin başında Mimar Mete Arat bulunmaktadır.
| Yer | Aslantepe, İstanbul |
| Beklenen Açılış Tarihi | Ocak 2011 |
| Kapasite | 52.650 |
| Localar | 157 |
| VIP Koltuklar | 5.500 |
| Stad İçi Park Yeri Kapasitesi | 2.900 |
| Katlar | 5 üst, 4 yeraltı katı |
| Stad İçi Park Yeri Kapasitesi | 2.900 |
| Catering Alanları | VIP Salonu VIP Market Alanı Premium Food Court |
| Özel Alanlar | Galatasaray Müzesi Galatasaray Mega Store VIP Restoran |
| Stad İçi Park Yeri Kapasitesi | 2.900 |
Türkiye’nin en büyük spor komplekslerinden biri olacak Türk Telekom Arena, 52 bin 650 seyirci kapasitesi ile dünyanın sayılı stadyumları arasına girmeye hazırlanıyor.
Stadyumun tabanı bir elips şeklindedir. Enine ekseni 190 metre, boyuna ekseni ise 228 metredir. Yayaların dolaşım alanlarıyla servis ve araç dolaşım alanları, stadın etrafında iki ayrı düzeyde çözülmüş ve stadın daha rahat çalışması sağlanmıştır.
52 bin 650 kişi kapasiteli tribünler, alt ve üst tribün olarak ikiye ayrılmıştır. İki tribün kısmı arasında 157 adet loca , VIP alanları, stadyum yönetimi, Galatasaray Müzesi, GS Store satış noktaları, restoran ve food-court gibi işlevleri içeren iki kat yerleştirilmiştir.
Stadyumun ana VIP girişi kuzeybatı yönünde, vadi tarafındadır. Stadın altında 2.000 araçlık bir VIP otoparkı öngörülmüştür. Stadın çeperinde arazinin eğiminden yararlanarak toplamda 2 bin 900 araçlık bir otopark tasarlanmıştır. Bu park yerleri, TEM ve kuzeybatıdaki yollara uygun kavşaklarla bağlanmaktadır.
Yayaların büyük bir kısmı metro bağlantısıyla stada kısa bir zamanda ulaşabilirler.
Mekanik ve elektrik tesisat, en son stadyum teknolojisine uygun olarak Almanya’da bu konunun uzmanları tarafından projelendirilmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







