Kendinizi Büyük Fırsatlara Nasıl Hazırlamalısınız?

Biraz ilginç bir ikilem bu. Başarılı olmamızı sağlayacak büyük fırsatı neden gerçekliği göz ardı ederek kovalamaya başlarız? Bunun nedeni insanların kendi başarılarına gerçekten inanmamaları olabilir mi? Nihayetinde bu, başarısız olunca uydurulmuş kuru bir bahane. Bu büyük fırsat karşınıza çıkar ama siz fark edemez ya da doğru şekilde kullanamazsanız insanları hayal kırıklığına uğratma ve itibarınıza zarar verme riskini almış olursunuz. Büyük ihtimalle böyle bir fırsat da karşınıza bir daha çıkmaz.
Büyük fırsatlar yakalayamamaktan daha kötü olan tek durum bu fırsatları ortada hiç sebep yokken kullanamamanızdır. Sizin için derlediğim sorulara vereceğiniz yanıtlarla harika bir fırsata ne kadar hazır olduğunuzu ölçüp eksiklerinizi giderebilirsiniz.
1. Gerekli altyapınız/kaynağınız var mı?
Birçok insan kendisini hemen meşhur edecek bir televizyon reklamında oynamak ya da hızla yayılacak bir makale yazmak ister. Tüm bunlar kulağa çok hoş gelse de, geri dönüşler internet sitenizin çökmesine neden olacak ya da altyapınızın müşteri trafiğiyle baş edememesine yol açacak kadar baskın olabilir. Büyük bir iş üzerinde çalışıyorsanız fırsatın büyüklüğünü omuzlayabilecek insanları ve süreçleri hazırlamak gibi, o işin bitmesi için gereken araçlara sahip olduğunuzdan emin olun.

Konuşma Bir Kompozisyon Değildir

Bir dinleyici grubuna bir kompozisyon okursanız, onları sıkıntıdan öldürebilirsiniz. Kısa bir süre önce katıldığım bir konferansta, bir konu üzerine dünya çapında uzman olan çok başarılı birisi bir konuşma yapıyordu. Ne yazık ki yaptığı aslında bir konuşma değil bir kompozisyonu okumaktı. Kendisinin üst düzey akademik birikimi yazıyı mükemmel hale getirmişti ama aynı tarzın, halka yönelik bir saatlik bir sahne konuşmasında da işe yarayabileceğine yönelik hatalı bir yargıya varılmıştı. Bir metnin dümdüz okunması biçiminde, tekdüze ve uzun bir kürsünün ardından yapılan bu konuşma, sonunda dinleyiciler tarafından takip edilmez bir hale dönüştü.
Eğer konuşmacı iletişim profesörü Bob Frank’in şu sözlerini dikkate alsaydı konuşması iyi olabilirdi: “Bir konuşma arka ayaklarına kalkmış bir kompozisyon değildir.” Bir konuşma oluşturmakla bir kompozisyon yazma arasında büyük bir farklılık vardır. Dinleyici önünde konuşma konusunda yeni olanlar, yazı tarzlarını taklit etmenin başarısız sonuçlar vereceğinin farkına varmalı.
Konuşmalar basitleştirme gerektirir. Ortalama bir yetişkin bir dakikada 300 kelime okuyabilir fakat insanlar dakikada 150-160 arası kelimeyi dinleyebilir. Benzer biçimde, araştırmalar işitsel hafızanın görsel hafızadan zayıf olduğunu göstermiştir. Yani birçoğumuz saatlerce okuyabilirken bir konuşmaya odaklanma becerimiz daha düşüktür. Bu nedenle kısa ve net konuşmalar hazırlamak önemlidir. On dakikalık bir konuşma sadece 1300 kelimeden oluşur. Yazılı metinler elden geçirilebileceği, defalarca okunabileceği ve düzenlenebileceği için net ve detaylı olabilir fakat konuşmadaki kelimeler anlık takip gerektirdiğinden kısa, etkileyici ve konuyla doğrudan ilgili olmalıdır.

Profesyonel İlişkiler Kurmakta Zorlananlar İçin Üç İpucu

İlişkiler ağı kurmanın iş hayatında başarının anahtarı olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat birçoğumuz, samimiyetsiz olduğu fikriyle buna direniyor. İlişkiler ağı kurmak gerçekten samimiyetsiz bir eylem olsaydı bu anlaşılabilir ve övgüyü hak eden bir tepki olurdu. Ama ilişkiler ağı kurmayı insanların birbirini pohpohlaması zannetmek aslında bir karikatürden ibaret.
Ağ kurmada en başarılı kişiler, karşılarına çıkan her toplantıya katılıp tanıştıkları herkese kartvizit uzatan insanlar değildirler. Aksine, kurdukları ilişkiden hemen ne kazanacaklarına bakmaktansa karşılarındaki insana duydukları merak ve gösterdikleri ilgiye dayanan uzun süreli ve anlamlı ilişkiler oluştururlar. İlişkiler ağı kurmakta zorlananlara bu süreci daha verimli ve keyifli bir hâle getirmek için başvurabilecekleri üç strateji derledim.
Yönlendirme isteyin
Diğer nitelikli profesyonellerle tanışmak istiyorsanız bir etkinliğe gidip işinizi şansa bırakmamalısınız. Bunun yerine en güvenilir iş arkadaşlarınıza tanışmanız gerektiğini düşündükleri bir arkadaş ya da meslektaşları olup olmadığını sorun. Sizi e-postayla tanıştırmalarını isteyin; ardından onları kahveye ya da öğle yemeğine davet edebilirsiniz. Güvendiğiniz insanlardan tavsiye alırsanız yeni tanıştığınız insanları ön elemeden geçirmiş olursunuz ve iyi bağlantılar kurma şansınız daha da artar.
İyilik istemeyin

Sonbaharın Tadı Balkabağı

Kabağın bu topraklardaki hikayesi çok eskiye dayanıyor aslında. Hekimlerin Babası olarak anılan Bergamalı Galen eserlerinde kabağın yararlarından bahseder. Beden dokusunun kendini yenilemesi için önemli bir vitamin hazinesi barındıran kabak, sadece tadı ile değil verdiği şifayla da önemli bir besin maddesi olarak öne çıkıyor. Günümüzde kabaktan tam 40 çeşit yemek, tatlı ve şekerleme yapılıyor.
Kabak, Sakarya’nın hemen hemen tüm bölgelerinde yetişir. Özellikle "kara toprak" olarak tabir edilen düz ve verimli arazileri de pek sever. Tohum ekilmeden önce toprak havalandırılır, çapalanıp temizlenir. 35 yıldır kabak yetiştiriciliği yapan Nevzat Yılmaz, kabağın ekimden hasada kadar büyük bir uğraşı olduğunu söylüyor: “Bahar mevsiminde tohum olarak atıyoruz. Sulama istemiyor ancak sabahları çiğ düşmeyen bazı bölgelerde sulama yapmak gerekiyor. Sakarya bol miktarda sabah çiği yağışı aldığından buranın kabağına lezzet katıyor. Ekildikten dört ay sonra da hasat zamanı başlıyor.” 

2. Türkçe Bayramı İçin Geri Sayım Başladı!

Yunus Emre Enstitüsü tarafından, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde bu yıl ikincisi düzenlenen “Türkçe Bayramı” programı, 27 Ağustos Cumartesi günü İstanbul Ülker Sports Arena’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla gerçekleşecek.
“Türkçe Yaz Okulu” kapsamında 46 ülkeden 540 öğrenciyi Türkiye’nin 16 farklı ilinde ağırlayan Yunus Emre Enstitüsü, “Türkçe Yaz Okulu” finalini 27 Ağustos’taki “Türkçe Bayramı” ile taçlandıracak.
Türkçe Bayramı, kültür elçilerinin “İnsan ve Türkçe” temalı gösterisi ile dünyaya vereceği büyük mesaja sahne olacak. Öğrenciler sahneledikleri eserlerle dünyaya “Türkçe” barış, dostluk ve sevgi mesajları gönderecekler.
Türkçe Bayramı’nın ilki 2015 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve çok sayıda bakanımızın onurlandırmasıyla 60 ülkeden 500 öğrencinin katılımıyla 22 Ağustos’ta İstanbul Ülker Sports Arena’da gerçekleşmişti.
Türk kültürü için kültür elçileri Türkiye’de
Yunus Emre Enstitüsünün bu yıl yedincisini düzenlediği “Türkçe Yaz Okulu” programı, 46 ülkeden 540 yabancı öğrencinin katılımı ile 25 Temmuz-27 Ağustos tarihleri arasında Türkiye’nin 16 farklı şehrinde gerçekleşti.